Niçin Kurumsal Seo Yapılmalıdır?

Her alan daha fazla genişleyen ve hızla alt segmentlere ayrılmış olan günümüz piyasasında bir sektörde kalıcı olmak hiç bir şekilde kolay değildir. Ürün kalitesinin yanı sıra pazarlamanın bütün olanaklarından faydalanmak amacı ile trendleri mutlaka günü gününe takip etmek gerekir.

Bu amaç ile birlikte çağın ihtiyaçlarına göre çok yüklü bir miktarda reklam masrafı da yapılmaktadır. Ne var ki, bütün yapılan reklamlar hedefleme noktasında başarılı olamamaktadır ve bu noktada takviye bir kuvvet gerekliliği ortaya çıkar: Bu kuvvet ise arama motoru optimizasyonudur.

Arama motorları internete girmiş olduğumuzda hepimizin ilk göz attığı web siteleridir. Kullanıcı odaklı ve de hedefi hemen yakalayabilen algoritmalar sayesinde arama motorları pek çok sektörün de dikkatini çeken bir mecra olarak çok fazla göze çarpmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi ise, Google’da üst sıraya çıkmanın artı bir reklam maliyeti olmaksızın hedef kitleyi yakalamanın avantajıdır. Reklam vermiş olduğunuzda siz hedef kitlenize ulaşmaya çalışırsınız, ancak arama motoru optimizasyonu sayesinde onlar size ulaşır.

Google Anahtar Kelime Aracı Ne İşe Yarar?

Google Keywords Tool, diğer bir adı ile Google anahtar kelime aracı dünya genelinde en çok kullanılan online web araçları arasındaki yerini başarı ile aldı. SEO kuramlarının zaman içerisinde değişmesi ve insanların farklı alanlara yönelerek web sitelerini daha geniş kitlelere duyurma çabaları aslında herkesin takdirini de kazanmayı başarmıştır. Günümüzde ziyaretçilere ulaşabilmek için kelimeler ve başlıklar üzerine yoğunlaşmak çok daha mantıklı ve etkili sonuçları beraberinde getirir. Web sitesi sahibiyseniz şayet bir ziyaretçi gibi bakabilmelisiniz. Günümüz webmaster olarak kendini tanımlayan kişilerin çoğu bu detayı atlamaktadırlar.

Google anahtar kelime aracı sayesinde artık aranma hacimlerini daha net bir şekilde gözlemleyebilme şansına da sahip oluyorsunuz. Reklam verecekseniz rekabet ortamını daha iyi analiz edebiliyor ve buna göre hareket edebiliyorsunuz. Her ne kadar Google mühendisleri zaman içerisinde araçların arayüzlerinde belirgin değişiklikler yaratsa da hala çok geçerli özellikleri olan önemli araçlardır ve mutlaka kullanımının bilinmesi gerekir.

Google Keywords Tool – Anahtar Kelime Aracı Nedir?

Kelime rekabetini ölçebileceğiniz, aylık aranmaları gözlemleyebileceğiniz, reklam kitlesini analiz edebileceğiniz ve bu gibi daha birçok işlemde kullanabileceğiniz web aracı olarak dikkatleri çekmektedir. Google mühendisleri tarafından geliştirilmiş ve sektörü daha yakından takip edebilmek için en önemli aşamalardan birisi olarak dikkatleri çekiyor. Web sitesi açarken özellikle insanlara daha net nasıl hitap edebiliriz sorusunun yanıtını buradan rahatlıkla öğrenebilme şansına sahip oluyoruz.

Rekabetin yoğun olduğu kelimeler genellikle uzmanların kaçındığı kelimelerdir. Ancak rekabetin yoğun olduğu kelimeler aynı zamanda en geniş aranma hacmine sahip kelime bütünleri arasında da yer almaktadır. Bu sistem aslında bundan önceki dönemlerde kendi başına hizmet veren bir sistemdi ancak şuan Google Adwords aracı içerisine tanımlanarak daha geniş detayları ile hizmet verilmesi amaçlanmış. Google Keywords Tool aracı sayesinde açacağınız konu başlıklarını dahi aranma hacimlerine göre seçebilirsiniz.

Kekemeler, Takılmadan Nasıl Şarkı Söyleyebiliyorlar?

Günlük konuşmaları esnasında zorlanan kekeme insanların hiç takılmadan nasıl şarkı söyleyebildiklerini biliyor musunuz?

Kekemelik; insanların konuşmaları esnasında harfleri, heceleri ya da kelimeleri tekrarlaması şeklinde tanımlanan bir sorundur. Ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı bilinmeyen kekemelik, tür olarak ikiye ayrılıyor. İlki, beyin hasarı ya da başka bir rahatsızlık olmamasına rağmen çocuğun erken dönemlerinde ortaya çıkan gelişimsel kekemelik. Diğeri ise felç ya da kafa travması gibi beyin hasarlarının alınması sonucu ortaya çıkan nörolojik kekemelik.

Şimdi gelelim asıl merak ettiği(n)miz konuya. Bazı kekemelerin hiç zorlanmadan, tıpkı bu sorunu bulunmayan insanlar gibi şarkılar söyleyebildiğine şahit olmuşsunuzdur. Peki bu nasıl oluyor? Bilim, bunun nedeninin şöyle olduğunu düşünüyor: Konuşma sırasında beynin sol tarafı etkinken, mantıksal bir düşünme süresi gerektirmeyen durumlarda -şarkı söylemek, sayı saymak gibi- sağ tarafı etkin oluyor. Konuşma ve şarkı söyleme, prensipte benzer bir davranışmış gibi görünüyor olsalar da aslında beyinde farklı mekanizmalarla ortaya çıkabiliyorlar. Beynin konuşma esnasında etkin olan bazı bölümlerinin şarkı söylendiği sırada da etkin olduğu belirtiliyor olsa da araştırmalar, şarkı söylerken beynin sağ tarafının daha dinamik olduğunu gösteriyor.

Bunun dışında kekemeler, fısıldarken ya da kendi seslerini duymadıkları sırada da takılmadan konuşabiliyorlar. Beyin, konuşma esnasında kulaktan gelen işitsel verileri, ses tellerinin ve ağız hareketlerinin kontrol edilmesinde kullanıyor. Bu duyusal veriler, normalde beynin sol tarafında bulunan premotor kortekste birleştiriliyor. Birçok bilim insanı ise kekemeliği konuşma sürecinde ortaya çıkan bir sorun değil, beynin sol tarafındaki bir bozukluğa bağlı olarak duyusal verilerin doğru şekilde birleştirilememesi olarak düşünüyor.

Facebook Canlı Yayın Özelliği Nasıl Kullanılır?

Facebook, canlı yayın yapma özelliği ile karşımıza çıkmıştı. Peki, Facebook canlı yayın yapma özelliği nasıl kullanılıyor? Bu rehberimizde Facebook’ta nasıl canlı yayın nasıl yapılacağını anlatıyoruz.

Twitter ile büyük bir rekabet içerisinde olan Facebook, rakibinin canlı yayın uygulaması Periscope için bir karşı hamle yaptı. Uzun zamandır canlı yayın özelliğini test eden Facebook, tüm kullanıcılarına canlı yayın özelliğini sundu. Peki, Facebook canlı yayın yapma özelliği nasıl kullanılır? Facebook’ta canlı yayın yapmak isteyenler ne yapmalı?

Facebook canlı yayın yapma özelliği nasıl kullanılır?Facebook’ta canlı yayın yapmak için iOS veya Android cihazınızdan Facebook uygulamasını açın. Durum Güncelle seçeneğine tıklayın. Canlı yayın özelliği profilinizde aktifleşmiş ise alt bölmede “Yeni! Canlı video kaydet ve paylaş” seçeneği çıkacak.

Bu seçeneğe tıkladıktan sonra Facebook canlı yayın ile ilgili kısa bir bilgi sizi karşılayacak. Bu ekranda devam seçeneğine tıklayın.

Son adımda ise “Canlı videonu açıkla..” bölümüne canlı yayınınızın ismini yazıp ve hangi kitle ile paylaşacağınızı seçip canlı yayına başlayabilirsiniz.

Facebook canlı yayın özelliği ile Periscope ile olan rekabetinde önemli bir adım atmış oldu. Canlı yayın özelliğinin Facebook’a ne kattığını ilerleyen dönemlerde daha iyi göreceğiz.

Facebook canlı yayın özelliği iOS ve Android platformunda yer alıyor. Facebook’un web sürümünden canlı yayın yapmak maalesef mümkün değil.

Doğru meslek için kendinize sormanız gereken sorular neler?

Meslek seçimi, gelecekte çalışacağınız işi değil, yaşamınızı belirleyecek en önemli kararlardan biri.

Uzmanlar tercihi edilirken öğrencinin “ben neleri yapabilirim,hangi derslerde daha başarılıyım”diye sorması gerektiğini vurguluyor.“Kişilik özelliklerinize uygun meslekleri tercih edin” tavsiyesinde bulunan Süleyman Şah Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörü SerdarGecü doğru meslek için sorulması gereken soruları şu şekilde sıraladı:• Mesleği yürütürken içinde bulunacağınız çalışma ortamı nasıl?• Eğitim süresi hangi dersler okutuluyor• Eğitim süresi ve bu eğitimin maliyeti nekadar?• İş bulma olanakları , ülkemizde ve dünyada mesleğin geleceği ne durumda?• Mesleğin getirdiği fiziksel psikolojik özellikler neler?• Meslekte ilerleme ve kariyer olanakları neler?En sık yapılan altı hata;• Anne babanın istediğimesleği seçmek,• Akran grubunun etkisinde kalmak• Yetenekler ve kişilik özelliklerigöz ardı edilerek statüsüne bakılarak meslek seçmek,• Popüler mesleklere yönelmek,• Toplumsal ön yargıların etkisinde kalarak tercih yapmak, • Alınan puana göre tercih yapmak.Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi: Süleyman Şah ÜniversitesiTürkiye’nin en genç üniversitelerinden. kurulalı henüz üç yıl oldu.iki fakülte ve sekiz bölümden oluşan üniversitede 750 öğrenci var .Ama gelecekte çok fazla bölüm açılmasını beklemeyin. Çünkü amaçları farklı. Süleyman Şah Üniversitesi Kurumsal İletişim Direktörü Serdar Gecü, Amerika’da yaygın olan butik üniversite anlayışını Türkiye’ye taşıdıklarını anlatıyor ve hedeflerinin eğitim verdikleri alanlarda bir numara olmak olduklarını söylüyor. En önemli avantajları da, öğrencileriyle birebir iletişim yürütmeleri. Üniversitede, sosyal alanda uzman yetiştirmeye yönelik dersler ağırlıkta. Serdar Gecü, “Türkiye’ de uzmana ve akademik desteğe ihtiyaç olan fakülteler kurmaya özen gösterdik. Bu yüzden araştırma bölümü ile lisansüstü öğrencilerimiz eşit sayıda olacak” diyor.

Hotline Miami 2: Wrong Number Nasıl Bir Oyundur?

Bağımsız yapımların bu kadar revaçta olmadığı yıllarda karşımıza çıkmıştı Hotline Miami. Bir aksiyon oyunundan zevk almamız için grafiklerin ne denli arka planda kalabileceğini bizlere kanıtlayan bu bağımsız yapım hatta bir kesim oyuncuyu bağımsız oyunlarla tanıştırmıştı. Böyle büyük bir başarıya ulaşan yapımın devam oyunu için beklentiler de çok yüksekti. Uzun zamandır beklediğimiz devam oyunu Hotline Miami 2: Wrong Number tonla rakibi olduğu bağımsız oyun pazarına giriş yaptı.

Oyuna geçmeden önce Hotline Miami 2: Wrong Number’ın ilk olarak bir ek paket olarak geliştirildiği belirtelim. Yapımcı firma Dennaton Games geliştirme sürecinin ortasında ek paketin Hotline Miami 2: Wrong Number adı ile bir devam oyunu olacağını duyurması ile beklentiler de katlanmıştı. Bakalım Hotline Miami 2: Wrong Number bu beklentileri karşılayabilmiş mi?

Pardon Yanlış Numara

İlk oyunun hikayesinin hem öncesini hem de sonrasını konu alan Hotline Miami 2: Wrong Number’da birden fazla karakter ile oyunda yer alıyoruz. Hotline Miami’deki ana karakter Jacket’in 50 Blessings organizasyonu altında yaptığı cinayetlerin ün kazanması sonucu onun izinden gidenleri anlatan ikinci oyunun hikayesinin oldukça karışık ilerlediğini söylemekte fayda var. Oyunda Kaplan, Kuğu, Zebra ve Ayı maskeli Jacket’ın fan grubunu kontrol ederken bir anda Pardo adlı bir dedektife geçiş yapıp oradan da kendimizi bir anda bir yazarı kontrol ederken bulabiliyoruz. Hikaye her ne kadar atlamalar ile karışık ilerlese de kurduğu ilişkiler ve sonu ile takdiri hak ediyor.

Hotline-Miami-2-Wrong-Number-İnceleme

Hotline Miami’de olduğu gibi ikinci oyunda da ana element tabii ki hikaye değil, oynanış. Hotline Miami 2: Wrong Number’da aksiyon önceki oyunu aratmıyor. Hotline Miami’yi oynayanların hatırlayacağı gibi Hotline Miami 2: Wrong Number’da da bir dairenin dışından başlıyor, giriş katındaki herkesi kibarca (!) öldürüp, aksiyona diğer katlarda devam ediyor ve bütün binayı sessiz bir eve dönüştürüyoruz. Tabii ki bunları yaparken yine bolca ölüyor ve düşmanlarımızı katletmek için yeni taktikler oluşturuyoruz, olmuyor yine ölüyor yine yeni taktik oluşturuyoruz. Bazen görmediğimiz bir pencereden gelen kurşun alt ediyor bizi bazen de ateşli silahlardan kurtulan çevik abilerimiz. Ama ne yapıp ne edip düşmanlarımızı alt etmenin bir yolunu buluyor ve işimizi layıkıyla yerine getiriyoruz.

Hotline Miami’nin vazgeçilmezi olan maskeler bu oyunda biraz daha detaylı bir hal alıyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi birden fazla karakteri kontrol etmemizin akabinde bazen maskeleri kullanabiliyor bazen ise gizlenmeye ihtiyaç duymadan (bkz. dedektif) düşmanlarımızı kan revan içinde bırakıyoruz. Fan grubundaki her maske farklı özelliğe sahip bir insanı kontrol etmemizi sağlarken, mafya liderini kontrol ederken maske değil çeşitli aksesuar seçerek farklı yeteneklere sahip oluyoruz.

Miami’de Sıradan Bir Gün

Oyundaki şiddet Hotline Miami 2: Wrong Number ile bir tık daha üste çıkıyor. İlk oyundaki şiddetin üstüne koyan Dennaton Games düşmanlarımıza farklı silahlar ile farklı sonlar yaşatmamızı sağlıyor. Her silahın yerde savunmasızca yatan düşmanın hayatına farklı şekilde son vermesi aksiyon ve adrenalin tavan yaptırıyor. Silahların yanında kapılar, pencereler oyundaki taktiksel önemi üstleniyor. Kapıdan yaptığımız ani girişler ile düşmanlarımızı yere sererken pencereden uç odadaki rakibimizi o daha bizi görmeden alt edebiliyoruz. Her ne kadar yapay zeka bazen sapıtsa da düşmanlarımız bizlere zor anlar yaşatmayı biliyor. Hazır kapı ve yapay zeka demişken düşmanlar bazen kapıda sıkışıp kalıyor ve bu süreçte yakın mesafeli silahlara karşı ölümsüz oluyorlar. Ama bunun oyunun ilk versiyonundan kaynaklanan bir hata olduğunu düşünüp göz yumuyor ve düşmanlarımızı bir klasik müzik akıcılığında yere sermeye devam ediyoruz.

Hotline-Miami-2-Wrong-Number-İnceleme

Müzik demişken oyunun belki de en iyi yanına değinmeden geçmeyelim. Oyunun müziklerini ve şarkılarını kim seçtiyse bizzat gidip tanışmak istiyorum. Hotline Miami 2: Wrong Number’daki akıcılığı ve hissiyatı göklere çıkartan bu müzikleri arada telefonumdan açıp dinliyorum desem abartı olmaz. Hani aralarından seçip buraya yazayım dedim bir baktım ki tüm müzik listesini yazmışım. Bu denli güzel müziklerin aynı zamanda oyunla bütünleşmesi oyun dünyasında nadir rastlanan bir durum. Birçok AAAyapımınbaşaramadığını başaran Hotline Miami 2: Wrong Number müzikleri ile deyim yerindeyse bizi oyunun içine davet ediyor. Bir gün olur da Hotline Miami 2: Wrong Number’ı unutsam bile müziklerini açıp dinlediğimde oyunu tekrar yaşayacağımı söyleyebilirim.

Grafikler konusunda oyunun tarzından uzaklaşmadığını söyleyebiliriz. Oyunun ilk olarak bir ek paket olarak geliştirildiği gerçeği grafiklerde karşımıza çıkıyor. Grafiksel açıdan bakarsak oynanış süresini kısaltıp Hotline Miami 2: Wrong Number bir ek paket olarak sürülse kimse yadırgamazmış. Ama Hotline Miami 2: Wrong Number tarzı bir oyunda grafiksel bir gelişme oyunu ileri götürür müydü bilinmez. Şahsi düşüncem grafiklerin ilk oyuna benzer bir şekilde kalması yerinde olmuş. Saykodelik arkaplan renkleri, kanların detayları Hotline Miami 2: Wrong Number’ın ruhunu gerçekten yansıtmış.

Hotline-Miami-2-Wrong-Number-İnceleme

Biri Oyun Zor Mu Dedi?

Son olarak oyunu bitirdiğimizde açılan zor modun asıl oyundaki binalara ters açıdan yaklaşması ve oyunu zorlaştıran detayları ile Hotline Miami 2: Wrong Number’ı tekrar tekrar oynattığını söyleyelim. Zaten oyunun hikayesinitam olarak kavrayabilmek için birkaç kez bitirilmesi taraftarıyım. Gerçi oyunu kaç kere bitirmiş olursanız olun stres atmak istediğiniz anda imlecinizin Hotline Miami 2: Wrong Number’ın üzerine gideceğine eminim.

Sonuç olarak Hotline Miami 2: Wrong Number bendeki bütün beklentileri karşıladı. İlk yapım bağımsız oyunlara olan ilgimi bir üst seviyeye çekerken, Hotline Miami 2: Wrong Number ise serinin sıkı bir hayranı olmamı sağladı. İncelememe son verirken kulağımda “In the Face of Evil” ezgileri, aklımda Hotline Miami 2: Wrong Number oynama isteği. Bekle beni Florida, yine yeni yeniden ben geliyorum…

Sonbaharda Nasıl Giyinilir?

Mevsimler birbirine ardına geliyor. Havaların hızlı değişmesi ile birlikte giyim tarzımızda değişiyor. Yaz bu yıl özellikle iç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde çok kısa sürdüğünü söyleyebiliriz. Akdeniz ve Ege’de hala yaz esintileri devam etse de ülkenin birçok yeri kış hazırlıklarına başladı. Kış tam olarak gelmeden sonbahar geçiş sürecini yaşıyoruz.

Bizim konumuzu da oluşturan mevsimde giyim tarzı nasıl olmalıdır. Sizlerle birlikte bu konuyu incelemeye çalışacağız. Bu sayede sonbaharda nasıl giyinmeniz gerektiği konusunda bilgi vermeye çalışacağız. Kısa kollularınızdan vazgeçmek istemeseniz de bu geçiş döneminde hasta olmamak istiyorsanız tarzınızı biraz değiştirmeniz gerekiyor. Artık akşamlar daha soğuk olacak ve hasta olmak istemiyorsanız birkaç farklı eşyayı da giyiminize eklemeniz gerekiyor.

Sonbahar demek yaza veda anlamına geldiği için yazlık kıyafetlerimize de veda etmek zorundayız. Kış gelmeden önce biraz daha iyi hissetmek ve hasta olmamak için ceketleri tercih edebilirsiniz. Kısa kolluların üzerine, bluzların ve elbiselerin üzerine özellikle akşamları dışarı çıkarken ceketleri giyebilirsiniz. Tercih edeceğiniz ceketler arasında tarzınıza göre farklı seçenekleri tercih edebilirsiniz ancak bizim size önerimiz blazer ceketleri tercih etmeniz olacak. Bu ceketler sayesinde vücut ölçülerinizi daha iyi bir şekilde ön plana çıkaracak hem akşam serinliğinden kendinizi koruyacak hem de şık bir görüntü yakalayacaksınız. Bu ceketlerin altına pantolon, etek, tayt ya da şort giyerek kombini tamamlama şansına sahipsiniz. Ceketin altına giyeceğiniz tercihinizi yaparken ilk odaklanmanız gereken havaların nasıl olduğudur. Ona göre kombin altınızı tercih edebilirsiniz.

Sonbahar modası denildiğinde ilk akla ince kazaklar gelecektir. Uzun bir süredir dolapta duran ince kazaklarınızı çıkarmanın artık vaktinin geldiğini kabul etmelisiniz. Bu kazakları özellikle taytlarla birlikte giyebilirsiniz. Bu size ince kazakla giydiğinizde zarif bir görüntü kazandıracaktır. Bu iki tercihinizin üstüne ince florları takarak farklı bir tarz elde edebilirsiniz.

Şortları giymeyi severek giyiyorsunuz ancak şehir hayatında bunları giymek biraz zor olabiliyor. Gene de tercih edecek olursanız opak çoraplar ile giymenizi tavsiye edebiliriz. Bu aynı zamanda güzel bir kombin yapmanız yardımcı olacaktır.

Güvenli Şifre Nasıl Belirlenir?

Haziran ayında global ölçekteki sosyal ağ ve platformlarda yaşanan şifre hırsızlığı olayları kullanıcıların internet platformları için şifre belirlerken yaptıkları hataları yeniden gündeme getirdi.

Haziran ayında global ölçekteki sosyal ağ ve platformlarda yaşanan şifre hırsızlığı olayları kullanıcıların internet platformları için şifre belirlerken yaptıkları hataları yeniden gündeme getirdi. Trend Micro, güvenli, otomatik yazılımlar tarafından deneme yanılma yöntemi ile tahmin edilemeyecek şifreler belirlemek için 4 basit yöntem öneriyor.

Haziran ayında şifre güvenliği konusunda çok kötü bir sınav verildi. Üç önemli web sitesi Linkedin, eHarmony ve last.fm, milyonlarca kullanıcı şifresinin sızmasına engel olamadı. Daha sonra da League of Legends isimli oyuna üye olan kullanıcıların kişisel bilgileri saldırganların eline geçti.Aslında bu şifre sızıntıları kullanıcıların ne denli yanlış şifre tercihi yaptığını gözler önüne serdi. Birçok kullanıcının güvenli olmayan şifre kullandığı görüldü. 1234 gibi kısa ve rutin şifrelerin çokluğu göze çarparken, bazı kullanıcıların her yerde farklı şifreyi hatırlamaktan endişe edercesine giriş yaptığı platformun adını kullandığı ortaya çıktı. Örneğin Ahmet isimli bir kullanıcının LinkedIn’e giriş yaparken şifre olarak linkedin ya da ahmetlinkedin yazdığı belirlendi.Saldırganlar ise maliyeti düşerken işlemci gücü artan donanım teknolojisi sayesinde otomatik deneme yapan uygulamalar ile birçok şifreyi ele geçirmeye başladı. Bu nedenle şifresini çaldırmak istemeyen kullanıcıların artık daha güçlü şifreler oluşturması gerekiyor. İşte yapılması gerekenler:1. Uzun bir şifre, güçlü bir şifrenin başlangıcıdır. 10 ila 12 karakterli bir şifre iyi bir başlangıç olabilirken, banka gibi kritik sitelerdeki şifrelerin daha da uzun olmasında fayda var. 2. Anlamlı birkaç kelime yerine dağınık kelimeler kullanın. Zira şifre iyigünler olduğunda yine saldırganların işi oldukça kolaylaşmış oluyor. Yaratıcı, kişisel ve elbette hatırlanabilecek birkaç kelime işinize yarayacaktır. Örneğin, DenizDalgalı şeklinde alınan şifre yerine MasaTopKavunKuzu gibi bir şifre kullanmak daha etkili olacaktır.3. Geri dönüşüm iyidir ama şifreler için pek de iyi sayılmaz. Zira eninde sonunda daha önce sızmış bir şifre saldırganlar tarafından kullanılacaktır.4. Her sitede aynı şifreyi kullanmamalısınız. Eğer bir sitede şifre saldırganların eline geçerse, diğerlerinde de geçmemesi için hiçbir sebep yok.Elbette şifreler için verilebilecek tavsiyeler kişilerin hatırlayabilecekleri şifrelerle sınırlı. Bu durumda Trend Micro DirectPass gibi şifre yönetimi için kullanılabilecek yazılımlar tercih edilebilir. Böylece sadece bir şifre hatırlayarak istenen her cihazdan tüm şifreler yönetilebilir ve o hesaplara erişilebilir.

Para Nasıl Değerlendirilir?

Birikmiş parayı değerlendirmek için günümüzde birçok yatırım aracı kullanılmaktadır. Bu yatırım araçları birçok finans piyasasında farklı şekillerde işlem görmektedir. Borsa, forex piyasası gibi piyasalarda farklı şekillerde işlem gören araçlar avantajlı durumlar doğurmaktadır. Az veya çok miktarda birikmiş parası olan ve yatırım yapmak isteyen kişiler piyasaların durumuna göre en doğru şekillerde yatırım yapabilmektedir.

Parasını değerlendirmek isteyen kişiler için finans piyasaları arasında en iyi olanakları sunan piyasa forex piyasasıdır. 100 dolar gibi düşük bir miktarla piyasada işlem yapmaya başlanabilir ve kısa sürede yüksek kazançlar elde edilebilir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise piyasalar ile ilgili bilgi ve deneyim sahibi olmak, iyi bir piyasa takibi yapabilmek, analizleri doğru şekillerde uygulayarak doğru sinyalleri almaktır.

Forex piyasası veya borsalar dövizler, hisse senetleri, emtialar ile değişik işlem şekilleriyle kazanç elde etme fırsatı sunmaktadır. Forex piyasasında yatırım araçları ile çift yönlü işlem yapılması, kaldıraç sistemi, limitli risk, işlem kolaylığı ve fiyatların kolay tahmin edilebilmesi gibi nedenlerden dolayı borsalara göre daha yüksek kazançlar elde edilebilmektedir. Aynı zamanda borsalar ile birlikte anılan hisse senetleri, dünya endeksleri ile de forex piyasasında işlem yapılmaktadır ve borsalardan daha iyi olanaklar altında yüksek kazançlar kolayca elde edilebilmektedir.

Forex piyasasında dövizler ile pariteler yani çiftler halinde işlem yapılmaktadır. Parite kavramı bir para biriminin başka bir para birimine karşı değerini ifade etmektedir. Aynı zamanda emtialarda yanında bir para birimi ile işlem görmektedir. Altın, gümüş, petrol ve bazı tarım ürünleri Amerikan doları üzerinden işlem görmektedir. Bakır Avustralya doları üzerinden işlem görür. Bunlarda emtialar ile birlikte oluşan pariteleri ifade etmektedir.

Dövizlerle yapılan alım – satım işlemleri forex piyasasının günlük 5 trilyon dolarlara ulaşan işlem hacmi nedeniyle yüksek kazanç elde etme fırsatı sunar. Likit bir piyasa olması sayesinde de kısa vadelerde bu kazançlar elde edilebilir. Dövizler dışında emtialar ile de uzun vadelerde alım – satım işlemleri yapılarak ve kaldıraç sisteminin de etkisiyle yüksek kazanç getiren minimum riskli yatırım işlemleri yapılmaktadır.

Forex piyasasında özellikle de emtialar avantajlı durumlar doğurmaktadır. Bakır, gümüş ve tarım ürünleri gibi düşük miktarda parayla sahip olunabilen yatırım araçlarına uygulanan kaldıraç sistemi sayesinde işleme girilen paradan elde edilecek kar oranı 100 katına kadar arttırılabilir. Aynı zamanda gündelik yaşamdan da aşina olduğumuz yatırım araçları olması ve özellikleri nedeniyle emtialar düşük riskleri ile güvenli yatırım araçları olarak görülmektedir.

Hisse senetleri de forex piyasasının çift yönlü işlem ve fiziki olmayan alım – satım işlemleri gibi özellikleri sayesinde borsalara göre daha iyi koşullarda değerlendirilebilmektedir. Borsalarda yalnızca değer kazanacak olan hisse senedine yatırım yapılırken, forex piyasasın hem değer kazanacak, hem de değer kaybedecek olan hisse senetlerine yatırım yapılarak yüksek kazançlar elde edilebilmektedir.

Küresel bir piyasa olması sebebiyle forex piyasasında yatırım aracı çeşitliliği çok fazladır. Aynı zamanda tüm dünya ile aynı değerler üzerinden işlem yapılması nedeniyle de yatırım araçlarının gerçek değerleri üzerinden işlem yapılır ve alım – satım arasındaki fark da bu nedenle düşüktür.

Forex piyasasının bu avantajlarından yararlanabilmek için iyi derecede bilgi sahibi olunmalıdır. Forex şirketleri tarafından ve internet üzerinden sunulan ücretsiz eğitim olanakları sayesinde de bu bilgiler kolay bir şekilde ulaşılabilir.

Nokia 150 Nasıl Olacak?

Nokia, telefon camiasına geri dönecekken ilk adım olarak klasik tarzda bir telefonu ile yeniden merhaba dedi

Uzun süredir geri gelmesini merakla beklediğimiz Nokia, 2017 yılında Android işletim sistemini kullanan akıllı telefonları ile geri döneceğini açıklamıştı. Ancak Nokia markalı telefonlar sandığımızdan daha çabuk bir sürede geldi. Fakat bir farklılık var. Eğer bu haberimizde akıllı bir telefon bekliyorsanız üzülebilirsiniz. Çünkü Nokia’nın 150 model adını verdiği bu yeni telefonu klasik tuşlu telefonlarından biri.

Tasarımsal ve OS olarak Microsoft’un ürettiği 105, 216 ve 230 model adlı telefonlara fazlasıyla benzeyen Nokia 150’de Nokia Series 30+ bir OS bulunurken, cihazın tek önemli yanı Nokia’nın piyasaya yeniden “Merhaba” demesi.

2.4 inçlik QVGA, yani 320×240 piksel bir ekrana sahip olan Nokia 150, T9 destekli alfanumerik bir klavye ile geliyor. Bildiğiniz “tuşlu telefon” olan Nokia 150, VGA çözünürlüğüne sahip ve LED flaş barındıran bir arka kameraya da sahip. Bluetooth 3.0, MP3 oynatıcı ve MicroSD kart desteği de sunan cihaz, 1020 mAh batarya ile 22 saat konuşma süresi, 31 gün de bekleme süresi sunuyor. Yani Nokia piyasaya ilk olarak harika bir akıllı telefon yerine o bataryasıyla ünlü klasik tuşlu telefonuyla giriş yaptı diyebiliriz.

26 Dolar gibi oldukça uygun bir fiyata sahip olan cihazın bir de Dual-SIM versiyonu olacak. Günümüz akıllı telefonlara alışamayan orta ve üst yaş kullanıcıları, ya da akıllı telefon dünyasına girişinin erken olduğunu düşünen ebeveynlerin küçük yaştaki çocukları tarafından dikkat çekecek olan Nokia 150, 2017 başında satışa çıkacak.