Güvenli Şifre Nasıl Belirlenir?

Haziran ayında global ölçekteki sosyal ağ ve platformlarda yaşanan şifre hırsızlığı olayları kullanıcıların internet platformları için şifre belirlerken yaptıkları hataları yeniden gündeme getirdi.

Haziran ayında global ölçekteki sosyal ağ ve platformlarda yaşanan şifre hırsızlığı olayları kullanıcıların internet platformları için şifre belirlerken yaptıkları hataları yeniden gündeme getirdi. Trend Micro, güvenli, otomatik yazılımlar tarafından deneme yanılma yöntemi ile tahmin edilemeyecek şifreler belirlemek için 4 basit yöntem öneriyor.

Haziran ayında şifre güvenliği konusunda çok kötü bir sınav verildi. Üç önemli web sitesi Linkedin, eHarmony ve last.fm, milyonlarca kullanıcı şifresinin sızmasına engel olamadı. Daha sonra da League of Legends isimli oyuna üye olan kullanıcıların kişisel bilgileri saldırganların eline geçti.Aslında bu şifre sızıntıları kullanıcıların ne denli yanlış şifre tercihi yaptığını gözler önüne serdi. Birçok kullanıcının güvenli olmayan şifre kullandığı görüldü. 1234 gibi kısa ve rutin şifrelerin çokluğu göze çarparken, bazı kullanıcıların her yerde farklı şifreyi hatırlamaktan endişe edercesine giriş yaptığı platformun adını kullandığı ortaya çıktı. Örneğin Ahmet isimli bir kullanıcının LinkedIn’e giriş yaparken şifre olarak linkedin ya da ahmetlinkedin yazdığı belirlendi.Saldırganlar ise maliyeti düşerken işlemci gücü artan donanım teknolojisi sayesinde otomatik deneme yapan uygulamalar ile birçok şifreyi ele geçirmeye başladı. Bu nedenle şifresini çaldırmak istemeyen kullanıcıların artık daha güçlü şifreler oluşturması gerekiyor. İşte yapılması gerekenler:1. Uzun bir şifre, güçlü bir şifrenin başlangıcıdır. 10 ila 12 karakterli bir şifre iyi bir başlangıç olabilirken, banka gibi kritik sitelerdeki şifrelerin daha da uzun olmasında fayda var. 2. Anlamlı birkaç kelime yerine dağınık kelimeler kullanın. Zira şifre iyigünler olduğunda yine saldırganların işi oldukça kolaylaşmış oluyor. Yaratıcı, kişisel ve elbette hatırlanabilecek birkaç kelime işinize yarayacaktır. Örneğin, DenizDalgalı şeklinde alınan şifre yerine MasaTopKavunKuzu gibi bir şifre kullanmak daha etkili olacaktır.3. Geri dönüşüm iyidir ama şifreler için pek de iyi sayılmaz. Zira eninde sonunda daha önce sızmış bir şifre saldırganlar tarafından kullanılacaktır.4. Her sitede aynı şifreyi kullanmamalısınız. Eğer bir sitede şifre saldırganların eline geçerse, diğerlerinde de geçmemesi için hiçbir sebep yok.Elbette şifreler için verilebilecek tavsiyeler kişilerin hatırlayabilecekleri şifrelerle sınırlı. Bu durumda Trend Micro DirectPass gibi şifre yönetimi için kullanılabilecek yazılımlar tercih edilebilir. Böylece sadece bir şifre hatırlayarak istenen her cihazdan tüm şifreler yönetilebilir ve o hesaplara erişilebilir.

Para Nasıl Değerlendirilir?

Birikmiş parayı değerlendirmek için günümüzde birçok yatırım aracı kullanılmaktadır. Bu yatırım araçları birçok finans piyasasında farklı şekillerde işlem görmektedir. Borsa, forex piyasası gibi piyasalarda farklı şekillerde işlem gören araçlar avantajlı durumlar doğurmaktadır. Az veya çok miktarda birikmiş parası olan ve yatırım yapmak isteyen kişiler piyasaların durumuna göre en doğru şekillerde yatırım yapabilmektedir.

Parasını değerlendirmek isteyen kişiler için finans piyasaları arasında en iyi olanakları sunan piyasa forex piyasasıdır. 100 dolar gibi düşük bir miktarla piyasada işlem yapmaya başlanabilir ve kısa sürede yüksek kazançlar elde edilebilir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise piyasalar ile ilgili bilgi ve deneyim sahibi olmak, iyi bir piyasa takibi yapabilmek, analizleri doğru şekillerde uygulayarak doğru sinyalleri almaktır.

Forex piyasası veya borsalar dövizler, hisse senetleri, emtialar ile değişik işlem şekilleriyle kazanç elde etme fırsatı sunmaktadır. Forex piyasasında yatırım araçları ile çift yönlü işlem yapılması, kaldıraç sistemi, limitli risk, işlem kolaylığı ve fiyatların kolay tahmin edilebilmesi gibi nedenlerden dolayı borsalara göre daha yüksek kazançlar elde edilebilmektedir. Aynı zamanda borsalar ile birlikte anılan hisse senetleri, dünya endeksleri ile de forex piyasasında işlem yapılmaktadır ve borsalardan daha iyi olanaklar altında yüksek kazançlar kolayca elde edilebilmektedir.

Forex piyasasında dövizler ile pariteler yani çiftler halinde işlem yapılmaktadır. Parite kavramı bir para biriminin başka bir para birimine karşı değerini ifade etmektedir. Aynı zamanda emtialarda yanında bir para birimi ile işlem görmektedir. Altın, gümüş, petrol ve bazı tarım ürünleri Amerikan doları üzerinden işlem görmektedir. Bakır Avustralya doları üzerinden işlem görür. Bunlarda emtialar ile birlikte oluşan pariteleri ifade etmektedir.

Dövizlerle yapılan alım – satım işlemleri forex piyasasının günlük 5 trilyon dolarlara ulaşan işlem hacmi nedeniyle yüksek kazanç elde etme fırsatı sunar. Likit bir piyasa olması sayesinde de kısa vadelerde bu kazançlar elde edilebilir. Dövizler dışında emtialar ile de uzun vadelerde alım – satım işlemleri yapılarak ve kaldıraç sisteminin de etkisiyle yüksek kazanç getiren minimum riskli yatırım işlemleri yapılmaktadır.

Forex piyasasında özellikle de emtialar avantajlı durumlar doğurmaktadır. Bakır, gümüş ve tarım ürünleri gibi düşük miktarda parayla sahip olunabilen yatırım araçlarına uygulanan kaldıraç sistemi sayesinde işleme girilen paradan elde edilecek kar oranı 100 katına kadar arttırılabilir. Aynı zamanda gündelik yaşamdan da aşina olduğumuz yatırım araçları olması ve özellikleri nedeniyle emtialar düşük riskleri ile güvenli yatırım araçları olarak görülmektedir.

Hisse senetleri de forex piyasasının çift yönlü işlem ve fiziki olmayan alım – satım işlemleri gibi özellikleri sayesinde borsalara göre daha iyi koşullarda değerlendirilebilmektedir. Borsalarda yalnızca değer kazanacak olan hisse senedine yatırım yapılırken, forex piyasasın hem değer kazanacak, hem de değer kaybedecek olan hisse senetlerine yatırım yapılarak yüksek kazançlar elde edilebilmektedir.

Küresel bir piyasa olması sebebiyle forex piyasasında yatırım aracı çeşitliliği çok fazladır. Aynı zamanda tüm dünya ile aynı değerler üzerinden işlem yapılması nedeniyle de yatırım araçlarının gerçek değerleri üzerinden işlem yapılır ve alım – satım arasındaki fark da bu nedenle düşüktür.

Forex piyasasının bu avantajlarından yararlanabilmek için iyi derecede bilgi sahibi olunmalıdır. Forex şirketleri tarafından ve internet üzerinden sunulan ücretsiz eğitim olanakları sayesinde de bu bilgiler kolay bir şekilde ulaşılabilir.

Nokia 150 Nasıl Olacak?

Nokia, telefon camiasına geri dönecekken ilk adım olarak klasik tarzda bir telefonu ile yeniden merhaba dedi

Uzun süredir geri gelmesini merakla beklediğimiz Nokia, 2017 yılında Android işletim sistemini kullanan akıllı telefonları ile geri döneceğini açıklamıştı. Ancak Nokia markalı telefonlar sandığımızdan daha çabuk bir sürede geldi. Fakat bir farklılık var. Eğer bu haberimizde akıllı bir telefon bekliyorsanız üzülebilirsiniz. Çünkü Nokia’nın 150 model adını verdiği bu yeni telefonu klasik tuşlu telefonlarından biri.

Tasarımsal ve OS olarak Microsoft’un ürettiği 105, 216 ve 230 model adlı telefonlara fazlasıyla benzeyen Nokia 150’de Nokia Series 30+ bir OS bulunurken, cihazın tek önemli yanı Nokia’nın piyasaya yeniden “Merhaba” demesi.

2.4 inçlik QVGA, yani 320×240 piksel bir ekrana sahip olan Nokia 150, T9 destekli alfanumerik bir klavye ile geliyor. Bildiğiniz “tuşlu telefon” olan Nokia 150, VGA çözünürlüğüne sahip ve LED flaş barındıran bir arka kameraya da sahip. Bluetooth 3.0, MP3 oynatıcı ve MicroSD kart desteği de sunan cihaz, 1020 mAh batarya ile 22 saat konuşma süresi, 31 gün de bekleme süresi sunuyor. Yani Nokia piyasaya ilk olarak harika bir akıllı telefon yerine o bataryasıyla ünlü klasik tuşlu telefonuyla giriş yaptı diyebiliriz.

26 Dolar gibi oldukça uygun bir fiyata sahip olan cihazın bir de Dual-SIM versiyonu olacak. Günümüz akıllı telefonlara alışamayan orta ve üst yaş kullanıcıları, ya da akıllı telefon dünyasına girişinin erken olduğunu düşünen ebeveynlerin küçük yaştaki çocukları tarafından dikkat çekecek olan Nokia 150, 2017 başında satışa çıkacak.

Kan Basıncı Kısa Sürede Nasıl Kontrol Altına Alınır?

Hipertansiyon erişkinlerin en sık karşılaştığı kronik hastalıkların başında geliyor. Dünyada yaklaşık olarak 1,5 milyar kişi bu rahatsızlıkla baş ederken, ülkemizde ise hipertansiyonu olan hasta sayısı neredeyse 15 milyonu buluyor. Ülkemizde ne yazık ki hipertansiyonu olan her 2 hastadan biri hastalığının farkında değil. Hipertansiyonun farkında olup ilaç kullanan hastaların da yaklaşık yarısının kan basıncı kontrol altında değil. Halbuki günümüzde hipertansiyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tansiyon aletlerinin yaygınlaşması sonucu evde kan basıncı ölçümünün artması ve ilaçların yan etkilerinin azalması nedeni ile günümüzde hipertansiyon tedavisi geçmişe kıyasla oldukça kolaylaştığını söyleyen Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat kan basıncını kontrol altına almaya engel olan durumlar hakkında bilgi verdi…

Hipertansiyon hastası kendi kendinin doktoru olmalı

Aslında hipertansiyon hastaları, hastalıkları hakkında yeterli ve doğru bilgi sahibi olduğu takdirde kan basıncının kontrol altına alınmasına engel olan durumlar hızla düzeltilebilir. Kan basıncı kontrolünde hedef sağlık merkezi ölçümlerinde 140/90 mmHg’nın altı ve ev ölçümlerinde 135/85 mmHg’nın altıdır. Kan basıncının 2 mmHg bile düşmesi hasta için bir kazançtır. Hipertansiyon tedavisinde hastaya özel çözümler üreterek kan basıncı kontrolünde bir haftada gibi kısa bir sürede iyileşmeler sağlanabilir.

Hipertansiyon kontrolünün olmazsa olmazları şunlardır:

Kan basıncı düzenleyici ilacı düzenli olarak kullanın

Eğer ilacın yan etkileri varsa, mutlaka doktorla paylaşın

Kan basıncı kontrol altına alınınca, acaba ilaç gerekli mi diyerek ilaç almayı kesmeyin

Tansiyon ölçüm aletinizin kalibrasyonundan emin olun

Doğru bir şekilde tansiyon ölçmeyi bilin

Bitkisel ilaç kullanımını konusunda mutlaka bir uzmana danışın

Hekiminize danışmadan ilaç sayısını veya dozunu azaltmayın

Hipertansiyonun neden kaynaklandığının araştırılması

Başka bir hastalık nedeni ile kullanılan ilacın, kan basıncına olan etkisinin araştırılması

Fazla ekmek yemeyin

Farkında olmadan aşırı tuz almayın

Tansiyonun yüksek kalmasını kabullenmeyin

Bünyem yüksek tansiyona alışmış diye düşünmeyin