Cildiniz Kış İçin Hazır Mı?

Cilt çevresel etkenlerle doğrudan teması olan tek organımızdır. Bu nedenle de sadece genetik ve içsel etkiler değil, çevresel etmenler de yaşlanma sürecini büyük ölçüde belirler. Mevsim geçişlerindeki ısı, nem, rüzgâr, ultraviyole değişiklikleri cildi olumsuz etkiler. Yazın ısınan hava ve artan nem etkisi ile cilt gözenekleri açılır, cildin sebum üretimi azalır, kılcal damarlar genişler. Yaz aylarının sonlarına doğru cildin en üst tabakası (epiderm) kalınlaşırken, uzun süren ultraviyole hasarı neticesinde, orta deri (kollajen ve elastin içeren katman) ise incelir. Ultravioleye bağlı yüzeysel ve derin pigmentasyonlar olur, kılcal damarlar belirginleşir, mevcut cilt rahatsızlıkları ve alerjiler alevlenir. Cilt daha nemsiz, daha yağsız ve dış etkenlerden daha kolay etkilenebilir hale gelir.

Kış aylarının soğuk ve kuru havası, giyilen kıyafetlerin yünlü ve kapalı olması gibi nedenler özellikle hassas ve kuru tenlerde problem yaratmaya başlar. Soğuyan havalarla birlikte gözenekler sıkılaşır, yağ-sebum salgısı artar. Dolaşım sistemi, ısı kaybını önlemek için kanı daha içerilere doğru çektiği için cildin kan akışı azalır. Cildin beslenmesi bozulduğundan daha renksiz ve donuk olur. Rüzgâr ise ciltten nemin ani uzaklaşmasına ve yüzeyin aşırı kurumasına, çatlamasına neden olur.

Havaların soğumasıyla beraber akne, sivilce, sedef, egzema gibi cilt sorunları atağa kalkar

Yazın akne, sivilce, sedef, egzema gibi cilt sorunları, bir süre için de olsa ortadan kalkar. Ancak yazın sona ermesiyle, ultraviole ışınlarının bu tedavi edici etkisi de azalır. Bu yüzden kış ayları bu hastalıkların alevlenme dönemleri olarak görülür. Ayrıca yaz mevsiminden daha nemsiz, kollajeni hasar görmüş, kılcalları genişlemiş, renk ve nem düzensizlikleri artmış cilt ile soğuk havalara hazırlıksız bir geçiş, mevcut şikâyetleri belirginleştirip alerjik reaksiyonları, kuruluğu artıracak ve cildi yıpratacaktır. Özetle koruma işlevi bozularak daha duyarlı ve reaktif hale gelen cildiniz, özeninize her zamankinden daha muhtaç olacaktır.

Kış mevsiminde cildin nemlendirilmesi ve temizlenmesi

Cildi nemlendirmek için cilt tipine uygun, alkol içermeyen bir temizleyici ile ve en az günde bir kez yapılması gerekir. Günlük temizlik dışında, cilt tipinize göre doktorunuzun önerdiği aralıklarla, derin temizleme, eksfoliasyon veya (granüllü, enzimatik veya kimyasal) peeling de uygulamanız gerekir. Nem ihtiyacı arttığından daha yoğun nemlendirme özelliği olan kremler, beraberinde gerekiyorsa serum ve nem maskeleri kullanılabilir.

Kırışıklıklar için; retinol içeren ürünler kullanılacaksa, leke, kırışıklık, izler için kimyasal peeling veya lazer yapılacaksa en uygun mevsimde olduğumuz hatırda olmalı.

Banyo sonrası nemlendirici kullanımının etkisi birkaç kat artar. Banyo sonrası, eller ya da ayakları yıkadıktan ve kuruladıktan hemen sonra uygun nemlendirici sürülmesi daha etkilidir.

Cildimizi soğuk hava etkisinden korumak için ve soğuk sıcak şokunu önlemek açısından eldiven, uygun çorap ve ayakkabı, bere ve atkı gibi aksesuarlar kullanımı gereklidir. Saçlı deride soğuk ve kuru hava kepeklenmelere neden olur. Banyo yaparken kullanılan şampuanların kepek ve yağlanma sorunu varsa cilt doktoruna danışılarak alınması doğru olacaktır. Her gün saç yıkanırsa yıpranmalar artar. Tırnaklar karlı ve çok soğuk havada kırılganlık kazanır. Mümkün olduğunca dışarı çıkarken eldiven takmak, nemlendirici krem sürerken tırnaklara da masajla uygulamak doğrudur.

iPhone 7 Plus, Canon 5D Mark IV Kadar İyi Fotoğraf Çekebilir mi?

Apple ürünleri odaklı içerikleri ile dikkat çeken Apple Insider, kamera performansı ile övülen iPhone 7 Plus ile Canon 5D Mark IV’ü kıyaslıyor.

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan iPhone 7 ve iPhone 7 Plus büyük ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle kamera noktasında önemli gelişmelerin yaşandığı iPhone tarafında iPhone 7 Plus’ın çift kamera avantajı ise önemli bir etken.

Bokeh efekti denilen öndeki odak dışında arka tarafı bulanıklaştırma olayında genel olarak oldukça başarılı olduğu belirtilen iPhone 7 Plus’un portre modunu gerçekten bir DSLR ile kıyaslayacak olursak sonuç ne olacak?

Bu noktada güzel bir çalışma yapan Apple Insider, yayınladığı video ile Canon 5D Mark IV ile iPhone 7’nin kamerasını kıyaslıyor. Galip kim olabilir? Tabiki de Canon.

Tamamen profesyonel fotoğrafçılık için hazırlanmış olan 5D Mark IV, haliyle daha iyi efekt verebilme kabiliyetine sahip. Aynı zamanda iPhone tarafında dijital, yani yazılımsal olarak verilen efekt, Canon’un diyaframı ile yapılan çekimler ile kıyaslanınca aslında ne kadar kötü olduğu görülüyor. Hatta videoda bahsedilen detayla bokeh efekti sadece arka plana değil, odaklanan nesnenin önündeki nesnelere de yapılabildiği için tabiki Canon iPhone’u tokatlıyor.

Fakat sadece mobil cihazlar olarak düşünecek olursak, iPhone 7 Plus’ın bokeh efektinin gayet iyi olduğunu da belirtmek gerek. Bu kıyaslama biraz adaletsiz tabii 🙂

Kredi Ön Onayı Ne Demektir?

İhtiyaç durumunda bankalardan kredi çekmek amacı ile taşıt kredisi, ihtiyaç kredisi veyahut konut kredisi ürünlerinden bir tanesini almak maksadıyla müracaatta bulunuruz. Yapılmış olan müracaatlarla alakalı Finans kurumu tarafından değerlendirilip incelemenin yapılmasını kredi ön onayı olarak isimlendiririz.. Yapılmış olan bu değerlendirme sonrasında kredi talep eden kişiye olumlu veyahut olumsuz bir şekilde kredi cevabı verilmektedir. Eğerki bir kredi ihtiyacınız var ise doğrudan bankaya giderek kredi ön onayı yaptırmak gerekmemekte. Bunun için teknolojiyi kullanıp ister internet üzerinden, isterseniz de telefon bankacılığı yardımı ile müracaatta bulunabilirsiniz. Eğerki daha öncesinde bankalarla yaptığınız kredi alışverişleriniz problemsiz bir şekilde kapatılmış ise, yani kredi notunuz iyi durumda ise sizin için herhangi bir problem olacağını sanmamaktayız. Kredi kayıt bürosunun tarafından yapılmış olan kayıtlar neticesinde sizin daha önceki istatistikleriniz detaylıca değerlendirilir. Geçmiş dönem içerisinde bankalarla olan ilişkileriniz düzenli durumda ise sorun yaşamadıysanız kredi ön onayı da kabul edilir. Bu şekilde size talep ettiğiniz kredinin verilmesi yönünde bir karar verilir. Eğerki kredi onayı kabul edilmez ise demek ki geçmiş dönemler içerisindeki bankacılık işlemlerinizde aksamalar yaşanmış ve düzensizlik olmuş, bunun sonucunda kara listeye düşmüş durumda olabilirsiniz.

İhtiyacınız olan miktar kadar müracaatta bulunmak amacı ile farklı bankalara girip şartları konuşmanız gerekmektedir. Bu şekilde her bankanın değişik uygulaması olduğu için kredi geçmişinizde olumlu durumda olmasa bile müşteri bulmakta zorlanmakta olan bankaların pek çoğu müşterilerini kaybetmemek için kredi talebinize olumlu bir şekilde yanıt vermektedir. Bu şekilde kredi ön onayı da kabul edilir ve siz de işinizi rahat bir şekilde görürsünüz, fakat en başta söylediğimiz şartları da hiç bir şekilde unutmamak gerekmektedir.

Kredi ön onayı ne demektir sorusuna yanıt vermek amacı ile anlayacağınız, sade bir biçimde yardımcı olmaya çalıştık. Umuyoruz ki sizde gerekli hazırlıkları iyi bir şekilde yapar ve ona göre kredinizi alırsınız.

Diyette Başarıya Götüren Püf Noktalar

Diyette Başarıya Götüren Püf Noktalar

Aydın diyet hepimizin bildiği gibi zorlu bir süreçtir. Çünkü alışılmışın dışına çıkan yeni bir beslenme alışkanlığıyla karşı karşıya geliriz. Kilo problemi olan veya olmayan çoğu kişinin diyette olduğunu çevremizde görmek çok kolay. Yaptığımız diyete bağlı kalamadığımızda hemen diyeti bozmaya başlarız. Sonra tekrardan diyete sıfırdan başlarız. Böyle kısır döngüde devam eder. Peki böyle olmaması için neler yapabiliriz diyeti bozmamak için püf noktaları nelerdir sizlere bunlardan bahsedeceğim.

Diyete öncelikle alışmak gerekiyor. Uygulayacağımız diyeti benimseyip inceledikten sonra artık hazır sayılırız. Bu da diyete karar verdiğimizi gösteriyor. Gerisi uygulamak oluyor.

Uygularken bunu zorunluluktan çok eğlence olarak görmeliyiz. Diyetimizden keyif almaya başladığımızda diyetimizi sevdiğimizde her şey daha kolay.

Eğer o gün diyetimize uymayıp bi hata yaptığımızda mesela yemememiz gereken ağır bi öğün yedik diyelim,pasta-kek tarzı veya yağlı bir yemek de olabilir bu, o zaman onu telafi etmek için yürüyüş gibi fiziksel aktivitede bulunmamız gerekecek.

Ara öğünlere hep duyarız çok önem verildiğini. Tüm diyetisyenler ara öğün diye altını çizer. Ben de stajyerlik dönemimde öğrendiğim bu ara öğünün öneminden sizlere bahsetmek istiyorum. Ara öğün diyetimizin olmazsa olmazıdır. Çünkü ana öğüne kadar açlığımızı baskılar ve metabolizmamızı hızlandırır. Sindirimimiz böylece daha sağlıklı olur. Az ve sık yemenin temeli buradan gelir.

Her zaman yapabilceğimiz egzersizlerden bir tanesi de ineceğimiz otobüs durağından iki üç durak önce eve yürümek ve asansör yerine merdiven kullanmaktır. Böyle küçük egzersizler bile sık yaptığımızda bizi başarıya ulaştıracaktır.

Ben bir de şunu önermeden geçemeyeceğim. Diyetinizde yemenizden fazlasını tabağa koymayın. Beynimizde yemeğimizi ne kadar koyarsak onu algıladığı için,eğer tabağı doldurursak hepsini bitirmemiz gerektiği sinyalini verecek bize. Bu yüzden her şeyin ölçüsüne göre hareket ettiğimizde faydasını daha çok göreceğiz.

Facebook bunları yapar mı?

Facebook arkadaşları kullanıcıları strese sokuyormuş! Ama durun, dahası da var…

İskoçya’da yapılmış olan özel bir araştırmaya göre, tüm dünya üzerinden 500 milyondan daha fazla üyesi bulunan Facebook’ta arkadaşlık, kullanıcılarda strese yol açıyor. Edinburg’da yer alan Napier Üniversitesi’nde öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiş olan araştırmada, az da olsa bir grup kullanıcının ” hatırı sayılır ölçüde Facebook bağlantılı anksiyete ” hastası olduğu tespit edildi.

Üniversitenin araştırmasına göre, 10 kişiden bir tanesi Facebook’un kendilerinde korku yaratmakta olduğunu, 10 kişiden üçü de arkadaşlık isteklerini reddettiklerinde suçluluk hissetmekte olduğunu açıkladı. Araştırmaya katılım gerçekleştirmiş olan öğrencilerden yüzde 12’lik kısmı arkadaşlık isteği almaktan hiç bir şekilde hoşlanmadığını, yüzde 63’lük kısmı da arkadaşlık isteklerine yanıt vermeyi ertelemekte olduğunu belirtti.

Araştırmaya başkanlık eden ve de verileri yorumlayan Dr. Kathy Charles, sonuçların bir takım paradokslar ortaya çıkarmış olduğunu söylüyor. Facebook’ta olmanın büyük bir baskı oluşturduğunu düşünen Charles, kullanıcılar arasında yararları konusunda çok önemli bir duygu karmaşası ve kararsızlık yarattığına da işaret ediyor…

Uyumlu Giyinmek İçin Nelere Dikkat Etmelidir?

Giyim tarzınızı belirlemek için ince detaylara dikkat etmeniz gerekmektedir. İlk bakıldığında fark edilemeyen detaylar aslında tarzınızı belirlemeniz için çok önemlidir. Uyumlu giyinmek baştan aşağı ile tüm üzerinizde olan her şeyin bir birini tam anlamıyla tamamlaması demektir.

Bir örnek vererek anlatmamız gerekirse giyim tarzınızı ortaya çıkarırken giyeceğiniz elbiselerin uygun olması gerekir. Siyah bir ayakkabı giyerken kemerinizin turuncu olmaması gerekir. Bu uyumlu giyinmeye en net şekilde açıklamak için çok önemlidir. Uyumlu giyinme sokak modası için çok dikkat çekici bir özellik olmasın rağmen diğer giyim tarzları için de çok önemlidir.

Çok önemli markalar bu tarz yönelik yeni sezon kreasyonlarına ekleme ya da çıkarmalar yapıyorlar. Bizde bu yazıda sizlere uyumlu giyinme için dikkat etmeniz gereken altın kurallar hakkında bilgi vereceğiz. Bluz ve çorabınızı aynı renkte giydiniz arada da gri renkte bir etek giymeyi tercih ettiniz. Bunun haricinde üçüncü bir parçada bile bluz ve çorabın rengi ile aynı özelliklerde bir tercih yaparsanız kıyafetiniz kötü olacaktır.

Uyumlu giyinmenin altın kurallarından birisi de yapacağınız kombinin içerisin de ikiden fazla rengin olmamasına dikkat etmeniz gerekmektedir. Doğal yani natürel olan renkleri tercih etmeniz sizin için çok güzel kombinler ortaya çıkarmanız yardımcı olacaktır. Tüm elbisenizin canlı renklerden oluşması ya da desenli olması sizi boğacaktır. Tek parça olarak giyeceğiniz elbiselerin içinde aynı tür renklerden bulunmamasına dikkat etmelisiniz. Hem örgülü hem de desenli tarzda elbiseler tercih ederseniz bu görünüşünüzün çok karmaşık olacağını gösterecektir.

Elbiselerinizin yanı sıra aksesuarlarınızı da tercih ederken dikkat etmeniz gereken detaylar vardır. Güzel bir kombin yaptıktan sonra aşırı gösterişli aksesuar ile kombini olduğundan daha kötü göstermek tamamen sizin elinizdedir. Özellikle ayakkabı ve çanta tercihinizi bunun için uyumlu yapmanız çok önemlidir. İkisinin de aynı renk olması ideal bir kombinin ortaya çıkması için size yardım edecektir. Uyumlu giyinmek pahalı elbiseler alıp giyinmekten daha önemlidir. Birbiri ile uyumlu renkler her zaman tercihinizin ilk sırasında olmalıdır. Bu güzelliğinizi ön plana çıkarmanıza yardımcı olacaktır.

Sniper Elite III İle Eğlenmeye Hazır Mısınız?

Son zamanlarda piyasaya çıkan oyunlardan Sniper Elite III’ü sizler için inceledik. Oyun Analiz ekibi olarak yeni çıkan Playstation 4 oyunlarını incelemeye tam gaz devam ediyoruz.

Oyun, çatışmanın içinde başlıyor ve size büyük ve zor bir görev düşüyor. İyi bir nişancıya her zaman büyük bir görev düşer. Sniper’ınızın dürbününü iyi kullanmanız ordunuza büyük bir katkı sağlamanız demektir. Herşey sizin iyi ve keskin bir nişancı olup, olmamanıza bağlıdır.

Oyunun grafikleri yeterince iyi değil. Playstation 4 konsolunda rekabette iç içe olduğu diğer oyunlara göre grafik açısından beklenenin altında. Ses konusunda da aynı şekilde, çatışma sesleri gerçeğe benzetilmeye çalışılırken, tam tersi fazla abartı ve gerçek dışı olmuş. Oynanış ise karakterinizin kontrolü dışında gerçekçi. Özellikle nişan alırken, karakterinizin kalp, nefes sesleri bile nişan almanızı oldukça etkiliyor.

Playstation 4’te beklenenden vasat bir oyun olan Sniper Elite III’ün özellikle grafikleri, sesleri ve oynanışı en azından Playstation 4 konsoluna yakışacak bir oyuna benzemiyor. Yapımcı Rebellion, oyunun amacını diğer oyunlardan farklı olarak, silahlarınızla karşılıklı saldırmak yerine pusarak, saklanarak düşmanınızı sinsice avlamanız, öldürmeniz gerekiyor.

Beyniniz Ne Kadar Yeşil?

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun düzenlediği “Yılın Yeşil Beyni” Yarışmasının üçüncüsü için başvurular başladı…

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği lise ve üniversite öğrencilerine yönelik Uluslararası Proje Yarışmalarıyla 2014’ün “Yeşil Beyinleri”ni arıyor. Orta Doğu coğrafyasında özel ve lider konumda olan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Sürdürülebilir Çevre ve Enerji Sistemleri Yüksek Lisans Programı tarafından yaşamsal üçlü olarak nitelendirilen çevre, enerji ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği konularında farkındalığı artırmak ve geliştirmek amacıyla düzenlenen yarışmanın son başvuru tarihi 1 Mayıs 2014.2012 yılından bu yana gerçekleştirilen yarışmaya iki yıldır batıda Kolombiya’dan doğuda Sri Lanka’ya kadar geniş ve uluslararası öğrenci kitlesinden başvurular yapıldı. Geçtiğimiz öğretim yılında 19 farklı ülkeden 250’ye yakın farklı takımın katıldığı yarışmada, bu yıl da katılım için öğrencilerin iki kişilik takımlar oluşturması gerekiyor. Takımlar yarışmaya, çevre, enerji ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği konularında geliştirdikleri özgün projeler ile katılabilecekler. Yarışmanın birincisi, Eylül 2014’te, finale kalan beş takımın projelerini ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda sunmasının ardından uluslararası jüri tarafından belirlenecek.Yarışmaya başvuru internetten…Üniversite öğrencilerine yönelik Uluslararası Proje Yarışması’na (IPC) katılmak isteyen takımlar, çevre, enerji ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği konularında özgün projelerini 2 bin kelimeyi aşmayacak ve 3-6 şekil ile destekleyerek İngilizce olarak hazırlayacaklar. Projelerde sürdürülebilirlikle ilişki, özgünlük, yapılabilirlik, etkinlik, fizibilite analizi ve yazım/çizim kalitesi kriterleri aranıyor.(http://www.sees.ncc.metu.edu.tr/yonetim_ipc/ipc_insert.php ) adresinden başvuru yapılan yarışma sonunda ilk beşe giren takımı oluşturan öğrenciler, bireysel olarak ödüllendirilecek. Birinci olan takımın üyeleri 1.000’er Euro, ikinci takımın üyeleri 750’şer Euro, üçüncü takımın üyeleri ise 500’er Euro ile ödüllendirilecek. Tüm finalistleri bir de KKTC gezisi bekliyor.Lise öğrencilerine yönelik Uluslararası Kavram Proje Yarışmasının (ICPC) konusu da yine yaşamsal üçlünün sürdürülebilirliği. İki lise öğrencisinden oluşturulan takımlar, 1-3 şekille destekleyeceği 1.000 kelimeden oluşan özgün projelerini Türkçe ya da İngilizce olarak hazırlayabilecekler. (http://www.sees.ncc.metu.edu.tr/yonetim/icpc_insert.php) adresinden başvuru yapılan yarışmanın birincisi, yine finale kalan beş takımın Eylül ayında ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda yapacağı sunumun ardından belirlenecek. Yarışmada birinci olan takım 1.000 Euro, ikinci 750 Euro, üçüncü 500 Euro ve KKTC gezisi ile ödüllendirilecek.Geçen yıl pek çok proje katılmıştı…Geçtiğimiz yıl lise öğrencilerine yönelik Uluslararası Kavram Proje Yarışması’nda (ICPC) Adana Seyhan İlhan Atış Anadolu Lisesi’nden Semih Açıkgöz ve Oğuzhan Acarca, “Çoraklaşmış Tarım Topraklarının Islahında ve Çoraklaşmanın Önlenmesinde Biyolojik Çözüm Önerisi” adlı proje ile birinci, Tahran Allame Helli High School’dan Shahab Zarghami ve Hamidreza Gorbanian Gohroodi “Gümüş Oksit Saat Pillerindeki Değerli Metallerin Kazanımı, Kirletici Metallerin Emisyon Kontrolüne Odaklanma” adlı proje ile ikinci olurken, Kocaeli Özel ENKA Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nden Muhammet Tat ve Sadettin Ecevit’ten oluşan takım ise “Atık Pili Getir Hem Doğa Kazansın Hem de Sen” adlı projeleri ile üçüncülük ödülüne layık görülmüştü.Üniversite öğrencilerine yönelik Uluslararası Proje Yarışması’nda (IPC) ise Kopenhag Aalborg Üniversitesi’nden Anna Burniol Figols ve Katarzyna Cenian, “Kahve Artıklarından Biyolojik Enerji Üretimi” adlı projeleri ile birinci olurken, yine Aalborg Üniversitesi’nden Ionela Florentina Grigoras ve Iulia Maria Daraban “Geleceğin Yeşil Petrol Kuyusu” isimli proje ile ikinci, Hollanda The Hague Leiden Üniversitesi’nden Andrej Fedorovskij ve Thom Hersbach ise “Kapalı Döngü Atık Paylaşım Sistemleri Aracılığıyla Sürdürülebilir Bahçecilik, Deniz Ürünü Yetiştirimi ve Atık Su Yönetim Sistemi” adlı proje ile üçüncü olmuştu.

iPhone Garantisi Nasıl Sorgulanabilir?

Apple’ın sitesi üzerinden iPhone garanti sorgulama işleminin nasıl yapılacağını adım adım anlattık. iPhone’un garanti durumunu öğrenmek için haberimize göz atın.

Garanti kelimesine Teknolojik ürünler satın alanlar daha fazla önem veriyor. Seri üretimde yaşanabilecek sorunlar veya cihazı satın aldıktan sonra başına gelebilecek herhangi bir olay, garanti kavramını önemli hale getiriyor.

Bir başka husus olan ikinci el piyasasında ise satın alınan teknolojik ürünlerin garantilerinin devam edip etmediğini doğru bir şekilde öğrenmek, sancılı bir süreç olabiliyor. Apple, bu süreci daha basit hale getirerek, iPhone garanti sorgulama hizmeti ile karşımıza çıkıyor.

Biz de bu haberimizde; Apple’ın sitesi üzerinden iPhone garanti durumu sorgulama işleminin nasıl yapılacağını, iPhone teknik destek süresini ve AppleCare koruma planı için iPhone’un uygun olup olmadığını nasıl öğrenebileceğinizi anlatıyoruz.

iPhone garanti sorgulama işlemi nasıl yapılır?1. Adım: Apple’ın kapsamı denetle sayfasını buraya tıklayarak açın.

2. Adım: Açılan sayfada; “Donanımınızın seri numarasını girin” bölümü ve “Lütfen kodu girin” bölümleri yer alacak. Donanımınızın seri numarasını girin bölümüne iPhone’un seri numarasını, kodu girin bölümüne ise ekranda beliren kodu girin.

iPhone SEri numarası nasıl bulunur?iPhone’un seri numarasını; Ayarlar>Genel>Hakkında bölümündeki “Seri numarası” kısmından öğrenebilirsiniz.

3. Adım: Kutucuklara gerekli bilgileri girdikten sonra iPhone garanti durumu hakkında bilgiler Türkçe olarak sizleri karşılayacak.

Bu bölümde; geçerli satın alma tarihi, telefonla teknik destek süresi, onarım ve servis kapsamı ve AppleCare koruma planı için uygunluk bilgileri yer alıyor.

4. Adım: Onarım ve Servis Kapsamı seçeneğinin altında “Tahmini Son Kullanma Tarihi” bölümü yer alıyor. Buradan iPhone’un ne zamana kadar garantisinin olduğunu öğrenebilirsiniz.

Su Ayısının Gizemi Nedir?

Dünyanın en dayanıklı olan hayvanı olarak bilinen su ayısının (tardigrad) neden bu kadar dayanıklı olduğu ortaya çıktı.

Tokyo Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yürütülen ve de sonuçları Nature Communicationsdergisinde yayınlanmış olan özel çalışma ile dünyanın en dayanıklı mikroskobik hayvanı olarak bilinen su ayılarının (targidrad) sırrı tamamen çözülmüş oldu. Ekibin yapmış olduğu özel çalışma sonrası su ayılarının radyasyona, dondurucu soğuğa ve de aşırı sıcaklara dayanmasına sebep olan şeyin DNA yapısını battaniye gibi sarmalayan bir protein olduğu keşfedildi.

Profesör Takekazu Kunieda’nın ekibi ile bulduğu ve Dsup adını vermiş oldukları bu protein, DNA’nın çok daha az zarar görmesini sağlıyor.

Bilim insanlarına göre olağanüstü zor doğal şartlarda yaşayabilen bu organizmaya ait genler, gelecekte yaşam türlerinin radyasyonlardan ve X ışınlarından korunması için kullanılabilir.

Su ayılarıyla ilgili 2015 yılında yapılan bir araştırmada, DNA’larının bir bölümünü yatay gen transferi süreci esnasında bakterilerden aldığı gözlemlenmişti. 800’den fazla niteliği tanımlanmış türü bulunan su ayılarının daha binlercesinin ise henüz adlandırılmadığı belirtiliyor.